Biraz bekleteceğiz...Bilgilerini kontrol ediyoruz.
player_minimize
btn_menu_close Yak Ateşinle Gökhan Tepe
Seni sevmek o kadar kolay ki
Bir gülümsemen yeter
Seni duymak o kadar güzel ki
Bana bir iki söz yeter

Gitti gidiyor kalbim
Bitti bitiyor sana
Bir neşe bir güzellik Allah’ım
Ne yakışır yanıma

Yak ateşinle beni yak kavursun
Gözümün içine bak aşkla dolsun
Yak ateşinle hadi olanlar olsun
Seve seve ölelim aşktan olsun

Yak ateşinle beni yak kavursun
Gözümün içine bak aşkla dolsun
Yak ateşinle hadi olanlar olsun
Seve seve ölelim aşk buyursun
btn_menu_close Gökhan Tepe
8 Şubat 1978 doğumlu Türk şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu.

Gerçek Adı: Gökhan Tepe
Doğum Yeri: İstanbul
Doğum Tarihi: 8 Şubat 1978

Hakkında:
- Müziğe olan yeteneğinin fark edilmesi üzerine 1988 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı'na girdi.
- 1996 yılında "Çöz Beni" adlı ilk albümünü yayınladı.
- İkinci albümü "Canözüm"ün albümle aynı adı taşıyan çıkış parçasıyla ünlendi.
- 2002 yılında "Belki Hüzün Belki De Aşk" albümü piyasaya çıktı. Albümde yer alan "Annem" ve "Tanrım Affeder Mi?" şarkıları müzik listelerinde önemli başarılar elde etti.
- "Maçolar" adlı dizide Burhan Öçal ve Özlem Tekin ile ilk kez kamera karşısına geçti. Televizyondaki bu başarısı üzerine "Elveda Derken" dizisinde Ece Uslu ve Burcu Kara gibi isimlerle başrolü paylaştı.
- 2009 yılında "Vur", 2011 yılında "Aşk Sahnede" ve 2012 yılında "Kendim Gibi" albümleri yayınlandı.

İlk Albüm: Çöz Beni
İlk Single: Birkaç Beden Önce
saniye sonra kapanacak.

YAŞAM

Sezgilerimize Ne Kadar Güvenebiliriz?

Rasyonel, analitik düşüncenin ağır bastığı çağımızda sezgiler arka planda kaldı. Ama duygusal tepkilerin sanıldığı kadar yanıltıcı olmadığına inananlar da var.

Önemli kararların sezgiden çok bilinçli, rasyonel ve ince eleyip sık dokunan bir sürecin sonucunda alınması gerekir.

Özellikle son on yıllarda analitik düşüncesinin teşvik edildiği batıda sezgilere güvenerek karar alınmasına iyi bakılmıyor. Çoğumuz artık insanların ilkel ve dinsel düşünceden bilimsel düşünceye doğru yöneldiğine inanırız. Bu nedenle duygu ve sezgileri hata yapmaya elverişli tuhaf araçlar olarak görüyoruz.

Ancak bu tutum, bilişsel gelişmeye dair bazı mitler içeriyor. Duygular her zaman göz ardı edilmesi veya rasyonel bir şekilde düzeltilmesi gereken saçma tepkiler değildir. Maruz kaldığınız bir durumun veya düşüncenin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkarlar.

Aynı şekilde sezgiler de beyinde gerçekleşen işlemlerin bir sonucudur. Araştırmalar, beynin, gelen duyumsal bilgileri ve o anda yaşanan deneyimi hafızada kayıtlı daha önceki bilgi ve deneyimlerle sürekli kıyaslayarak geleceğe yönelik öngörülerde bulunan dev bir makine olduğunu gösteriyor.

Böylece beynin mevcut durumla en iyi şekilde başa çıkmaya hazırlıklı olması sağlanıyor. Öngörü dışında bir durumla karşılaşma halinde beyindeki bilişsel modeller güncellenir.

Geçmişte yaşanan deneyimler sonucu oluşturulmuş model ile yaşanan deneyim arasındaki kıyaslama yoluyla sonuç çıkarma hali otomatik ve bilinçaltı bir süreçtir. İşte sezgiler bu kıyaslama sırasında beyin önemli bir uyum veya uyumsuzluk tespit ettiğinde ortaya çıkar. Ama bu henüz bilince çıkmış değildir.

Belli bir alanda çok tecrübeniz varsa beynin mevcut deneyimi kıyaslayacağı fazlaca bilgi depolanmıştır. Bu, sezgileri daha güvenilir kılar. Yani tıpkı yaratıcılık gibi sezgileri de tecrübe ile geliştirmek mümkündür.

Psikoloji literatüründe sezgi genellikle iki genel düşünme tarzından biri olarak açıklanır. Sezgisel düşünme otomatik, hızlı ve bilinçaltında gerçekleşir. Analitik düşünme ise yavaş, mantıklı ve bilinçli ve kasıtlıdır.

Çoğu kişi analitik ve sezgisel düşünmenin genel olarak birbirinin karşıtı ve tahterevalli şeklinde hareket ettiğini düşünüyor. Ama bazı yeni veriler bu iki düşünme tarzının bağlantılı olmadığını ve aynı anda gerçekleşebildiğini gösteriyor.

Belli bir durumda belli bir düşünme tarzının, ki bu genellikle analitik düşünme oluyor, baskın olduğu doğrudur. Ancak sezgisel düşünme bilinçaltı olduğu için ne zaman devreye girdiğini tam olarak kestirmek zordur.

Aslında gerçekten de iki düşünme tarzı birbirini tamamlayıcı bir şekilde gerçekleşiyor. Bilimsel araştırma alanında bile sezgisel olarak ortaya atılan bir hipotez veya yeni fikirler daha sonra titiz araştırmalarla kanıtlanıyor.

Sezgiler genellikle dağınık ve yanlış olarak görülebiliyor; ama analitik düşünme de karar alma sürecini engelleyici veya geciktirici yönde işlev görebiliyor.

Bazı durumlarda ise analitik düşünce sezgilere dayanan kararların sonrada rasyonelleştirilmiş hali olabiliyor. Bu yüzden bazıları analitik düşünceyi sezgilerin "basın danışmanı" veya "iç avukatı" olarak adlandırıyor. Çoğu zaman neden karar aldığımızı bilmeyiz, ama neden o kararı aldığımıza dair nedenlerimiz olsun isteriz.

Peki karar alırken sadece sezgilerimize güvenebilir miyiz? Sezgiler evrimsel olarak daha eski, otomatik ve hızlı bir sürece dayandığı için yanılgı içermesi ve taraflı olması mümkündür.

Ayrıca hu hızlı süreç eski olduğundan bazen gereksiz de olabilir. Örneğin masada duran bir tabak tatlıyı yemek cazip gelebilir, ama bu kadar şeker ve yağa ihtiyacımız yoktur. Oysa avcı ve toplayıcı gruplarda enerji depolamak akıllıca bir sezgi olarak işlev görüyordu.

Bu nedenle karar almayı gerektiren her durumda sezgilerimizin bizi bu tür tuzaklara sürükleme ihtimali olup olmadığına bakmak gerekir.

Ama sezgilere yönelik kötü yargılardan da kurtulmak ve onu doğru değerlendirmek de gerekli: yani onun hızlı, otomatik ve bilinçaltı bir değerlendirme olduğunu, bilinçli yapılan analitik düşünmenin sunamayacağı bilgiler içerdiğini anlamak ve sezgisel ve analitik düşünmenin aynı anda gerçekleştiğini ve zor karar alma süreçlerinde birbiriyle kıyaslamak gerektiğini kabul etmek.

BBC Türkçe

DEVAMINI OKUicon_open_down

Benzer Haberler

İlginizi Çekebilir

  • MAGAZİNPartneri Belli Oldu!Usta oyuncu Mehmet Aslantuğ'un uzun bir aradan sonra ekranlara döneceği 'Kardeş Çocukları' dizisinin hazırlıkları sürüyor.
    Partneri Belli Oldu!
    Asset 1 btn_play_mini
  • MAGAZİN'Daha Bebeğimin 40'ı Çıkmadı'Geçtiğimiz ay ilk kez annelik heyecanı yaşayan Gamze Keçeli, 'doğum kilolarını veremedi' yorumlarına isyan etti.
    'Daha Bebeğimin 40'ı Çıkmadı'
    Asset 1 btn_play_mini
  • MAGAZİNDoğumdan Sonra İlk Kez Mayolu Görüntülendi!Meksika sahilinde görüntülenen Khloe Kardashian doğumun ardından mayolu olarak ilk kez objektiflere yakalandı.
    Doğumdan Sonra İlk Kez Mayolu Görüntülendi!
    Asset 1 btn_play_mini
  • MAGAZİNZirveyi Bırakmadı!Yeni dizi Nefes Nefese, Çarşamba'nın en çok izlenen yapımı oldu...
    Zirveyi Bırakmadı!
    Asset 1 btn_play_mini
  • MAGAZİNKızları Büyüdü!Başrollerini Özcan Deniz, Aslı Enver ve İpek Bilgin'in paylaştığı "İstanbullu Gelin" olaylı bir bölümle sezon finali yapmıştı.
    Kızları Büyüdü!
    Asset 1 btn_play_mini
  • MAGAZİN'Şakayla Karışık Yapıştırır'Hamdi Alkan’ın kızı Zeynep Alkan, Nişantaşı’nda görüntülendi.
    'Şakayla Karışık Yapıştırır'
    Asset 1 btn_play_mini
  • MAGAZİNDemet Akalın'dan 7 Yıl Sonra İzin Aldı!Popçu Demet Akalın’ın eşi Okan Kurt Instagram'da hesap açtı.
    Demet Akalın'dan 7 Yıl Sonra İzin Aldı!
    Asset 1 btn_play_mini
icon_fikirFİKRİNİ BİZİMLE PAYLAŞMAK İSTER MİSİN? icon_close
KATILIMIN İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ! icon_close